Crohn Hastalığında Yeni Tedavi Ufukları ve Gelecek Teknolojileri: 2023–2026 Biyoloji, Genetik ve Tıp İlerlemeleri
Ankara Gazi Tıp Gastroenteroloji Servisi'nde 450 mg Remsima infüzyonu sürecinde Antigravity AI ile hazırlanan; IL-23 inhibitörleri, JAK blokerleri, anti-TL1A, CAR-Treg, kök hücre ve sentetik biyolojiyi kapsayan bilimsel literatür derlemesi.
İçindekiler
Kişisel ve Klinik Not: Şubat 2026 tarihinde Crohn teşhisi almamın ardından, Kastamonu'da ileri gastroenterolojik tedavi ve biyolojik ajan altyapısının bulunmaması sebebiyle Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Gastroenteroloji Servisi'ne sevk edildim. Bu bilimsel derleme; serviste damar yoluyla 450 mg Remsima (infliksimab) biyolojik ajan infüzyonumu aldığım saatlerde, literatür taraması ve sentezi yapılarak Antigravity AI araştırma asistanlığıyla birlikte hazırlanmış ve kaleme alınmıştır.
Özet (Abstract)
Crohn hastalığı, gastrointestinal sistemin herhangi bir bölümünü transmural, asimetrik ve segmental inflamasyonla etkileyen, remisyon ve alevlenmelerle seyreden karmaşık bir inflamatuvar bağırsak hastalığıdır (İBH). Konvansiyonel immünsüpresif ve ilk nesil anti-TNF ajanlar (İnfliximab, Adalimumab) uzun yıllar klinik standardı oluşturmuş olsa da, hastaların yaklaşık üçte birinde birincil yanıtsızlık (primary non-response) ve her yıl %10–15 oranında ikincil yanıt kaybı (secondary loss of response) gözlenmektedir.
2023–2026 dönemi, Crohn hastalığının hücresel ve moleküler patofizyolojisinin aydınlatılmasında kritik bir sıçramaya sahne olmuştur. Bu dönemde:
- İnterlökin-23’ün p19 alt birimini seçici olarak hedefleyen yeni nesil monoklonal antikorlar (Risankizumab, Guselkumab, Mirikizumab), Faz 3 doğrudan karşılaştırma (head-to-head) çalışmalarında (SEQUENCE, GALAXI, VIVID-1) endoskopik remisyon açısından önceki standartlara üstünlük kanıtlamıştır.
- İlk oral selektif JAK1 inhibitörü olan Upadacitinib, biyolojik dirençli olgularda dahi hızlı semptomatik kontrol ve derin mukozal iyileşme sağlamıştır.
- Hem mukozal inflamasyonu hem de doku sertleşmesini (intestinal fibrozis/striktür) eşzamanlı durdurabilen anti-TL1A antikorları (Tulisokibart, Duvakitug) klinik aşamaya ulaşmıştır.
- Kimerik antijen reseptörlü düzenleyici T hücreleri (CAR-Treg), mezenkimal kök hücrelerin (MSC) ferroptozis üzerindeki yeni keşfedilen etkileri, sentetik biyoloji tabanlı akıllı bakteriler ve yatak başı bağırsak ultrasonografisi (IUS) rehberliğinde transmural iyileşme takibi tedavi paradigmasını kökten değiştirmiştir.
Bu makale; 2023–2026 döneminde The New England Journal of Medicine, The Lancet, Gastroenterology ve Nature Reviews gibi öncü tıp literatüründe yayımlanan klinik ve translasyonel bulguları sentezleyerek hastalığın geleceğine dair kapsamlı bir bilimsel projeksiyon sunmaktadır.
1. Giriş: Değişen Patogenez Anlayışı ve Klinik Gerçeklik
Crohn hastalığı klasik olarak genetik yatkınlığı olan bireylerde, çevresel tetikleyicilerin (diyet, antibiyotik kullanımı, sigara) bağırsak mikrobiyotasında oluşturduğu disbiyosise karşı mukozal immün sistemin verdiği anormal ve kontrolsüz bir yanıt olarak tanımlanır. Ancak son multi-omik (genomik, transkriptomik ve metabolomik) çalışmalar, hastalığın tek bir antijenik hedefe yönelik klasik otoimmünite değil; mukozal bariyer defekti, otofaji yetersizliği ve mikrobiyal temizleme mekanizmalarının bozulmasıyla başlayan bir “immün yetmezlik-aşırı inflamasyon paradoksu” olduğunu göstermiştir.
Kastamonu gibi ikinci basamak sağlık merkezlerinde ileri hedefe yönelik biyolojiklerin moniterizasyonu, anti-ilaç antikor düzey tayinleri (therapeutic drug monitoring - TDM) ve girişimsel endoskopi olanakları kısıtlı olduğundan; Ankara Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi gibi akademik merkezler hastaların organ hasarından korunmasında hayati rol oynamaktadır.
Klinik Yanıt
Karın ağrısı ve ishal sıklığının gerilemesi, rektal kanamanın durması.
Biyobelirteç İyileşmesi
hs-CRP normalizasyonu ve Fekal Kalprotektin düzeyinin <100-250 µg/g seviyesine inmesi.
Endoskopik İyileşme
Mukozal ülserlerin tamamen epitelize olması (SES-CD skorunda derin remisyon).
Transmural İyileşme
Bağırsak duvar kalınlığının ultrason veya MR ile ≤3 mm olarak doğrulanması.
2. İmmünobiyolojik Hedefler: Yeni Nesil Biyolojikler ve Küçük Moleküller
2.1. Selektif İnterlökin-23 (IL-23 p19) İnhibisyonu
Geleneksel Ustekinumab, IL-12 ve IL-23’ün ortak alt birimi olan p40’ı bloke etmekteydi. Ancak IL-12’nin fizyolojik Th1 koruyucu yanıtlarını baskılaması bazı patolojik enfeksiyon risklerini artırabilmekteydi. 2023–2026 dönemi, sadece IL-23’e özgü p19 alt birimini hedefleyen monoklonal antikorların kesin klinik zaferine sahne oldu:
Risankizumab ve Faz 3 SEQUENCE Karşılaştırması
2024 yılında The New England Journal of Medicine (NEJM) dergisinde yayımlanan SEQUENCE çalışması (Peyrin-Biroulet ve ark.), İBH alanında bugüne kadar yapılmış en önemli doğrudan karşılaştırma (head-to-head) denemelerinden biridir:
- Popülasyon: En az bir anti-TNF tedavisine yanıtsız veya intoleran orta-şiddetli Crohn hastaları.
- Sonlanım Noktaları: 24. haftada CDAI bazlı klinik remisyon ve 48. haftada endoskopik remisyon.
- Bulgular:
- Risankizumab, 24. haftada klinik remisyon açısından Ustekinumab’a göre non-inferior (eşdeğer) çıkmıştır.
-
- haftada endoskopik remisyon (mukozanın tamamen temizlenmesi) oranında ise Risankizumab, Ustekinumab’ı belirgin şekilde geride bırakarak üstünlük (superiorite) kanıtlamıştır (%31.8’e karşılık %16.2; fark %15.6, %95 GA 8.4–22.9, $p < 0.001$).
- Bu çalışma, biyolojik tedavi başarısızlığı yaşamış hastalarda IL-23 p19 selektif blokajının mukozal iyileşme kalitesini iki katına çıkardığını göstermiştir.
Guselkumab ve Faz 3 GALAXI-2 / GALAXI-3 Çalışmaları
Guselkumab, Temmuz 2025’te The Lancet dergisinde yayımlanan iki adet paralel Faz 3 çalışmasıyla (GALAXI-2 ve GALAXI-3) Crohn hastalığındaki gücünü tescil etmiştir:
- İntravenöz yükleme (indüksiyon) ve ardından subkutan idame fazında uygulanan Guselkumab, hem plaseboya hem de aktif karşılaştırıcı Ustekinumab’a karşı 48. haftada klinik ve endoskopik bileşik parametrelerde üstün bulunmuştur.
- Tedavinin erken haftalarından itibaren IL-22 ve serum amiloid A düzeylerinde sağladığı supresyon, mukozal iyileşme hızını artırmaktadır.
Mirikizumab ve VIVID-1 Çalışması
Aralık 2024’te The Lancet sayfalarında yer alan VIVID-1 Faz 3 çalışması (Ferrante ve ark.), Mirikizumab’ın hem biyonaif hem de daha önce biyolojik kullanmış hasta gruplarında plaseboya kıyasla ko-primer hedeflere ulaştığını, fekal kalprotektin ve CRP gibi inflamasyon belirteçlerini Ustekinumab’a oranla daha agresif şekilde baskıladığını belgelemiştir.
2.2. Oral JAK1 İnhibitörü: Upadacitinib
Biyolojik tedavilerin en büyük dezavantajı olan damar içi (IV) veya cilt altı (SC) enjeksiyon zorunluluğu ve antikor gelişme riski, oral küçük moleküllerle aşılmıştır.
- U-EXCEL, U-EXCEED ve U-ENDURE (NEJM 2023):
- Upadacitinib, Janus kinaz 1 izoformuna yüksek selektivite gösteren oral bir ajandır.
- Loftus ve ark. tarafından yayımlanan çok merkezli Faz 3 çalışmalarda, günde tek doz 45 mg indüksiyon dozu alan hastalarda semptomların ilk günlerden itibaren hızla gerilediği; 12. haftada endoskopik yanıt oranlarının plasebonun katbekat üzerine çıktığı görülmüştür.
- İdame fazında (15 mg veya 30 mg) elde edilen mukozal remisyonun 52 hafta boyunca kararlılıkla korunduğu gösterilmiştir.
- 2025 ve 2026 konsensus raporlarında, özellikle anti-TNF ve IL-23 tedavilerine dirençli veya cerrahi sınırındaki olgularda Upadacitinib güçlü bir kurtarma seçeneği olarak konumlanmıştır.
2.3. Anti-TL1A Monoklonal Antikorları: İnflamasyon ve Fibrozisin Birlikte Durdurulması
Crohn hastalığının tedavisinde en büyük klinik engel, bağırsak lümenini tıkayan ve obstrüksiyona yol açan fibrotik darlıkların (striktür) mevcut anti-inflamatuvar ilaçlarla geri döndürülememesidir. 2023–2026 döneminde tıp dünyasının en büyük ilgisini çeken hedef TL1A (Tumor Necrosis Factor-like Ligand 1A) olmuştur.
TL1A, T hücreleri ve NK hücrelerindeki DR3 reseptörüne bağlanarak IFN-γ, TNF-α, IL-17 ve IL-22 salınımını uyarır. Doku yıkımı ve ülserasyon tetiklenir.
TL1A doğrudan intestinal miyofibroblastlara bağlanarak kollajen I ve III üretimini artırır; doku sertleşmesine ve cerrahi gerektiren bağırsak darlıklarına neden olur.
Anti-TL1A ajanlar (Tulisokibart, Duvakitug, Afimkibart); hem yangıyı söndürmekte hem de intestinal miyofibroblastları inaktive ederek fibrotik daralma sürecini durdurabilmektedir.
- Tulisokibart (MK-7240 / PRA023): Faz 2a APOLLO-CD çalışmasında hem klinik remisyon hem de endoskopik iyileşme sağlamıştır. Haziran 2026’da yayımlanan Faz 3 verileriyle, companion diagnostic (hastanın genetik ve proteomik profiline göre ilaca yanıt vereceğini önceden öngören tanı kiti) eşliğinde klinik kullanıma giren ilk hedefli biyolojik olma yolundadır.
- Duvakitug (TEV-48574): RELIEVE UCCD Faz 2b çalışmasında Crohn hastalarında güçlü endoskopik yanıt oranları ortaya koymuştur.
2.4. İkili Hedefe Yönelik Tedavi (Dual Targeted Therapy - DTT)
Daha önce birden fazla biyolojik ajanı tüketmiş, cerrahiye aday veya şiddetli bağırsak dışı tutulumları (artrit, üveit, eritema nodozum) olan dirençli Crohn hastalarında, 2023–2025 yıllarında iki farklı etki mekanizmasına sahip ilacın birlikte kullanıldığı İkili Hedefe Yönelik Tedavi (DTT) protokolleri tıp literatüründe geniş yer bulmuştur:
- Kombinasyon Örnekleri: Ustekinumab + Vedolizumab veya Vedolizumab + Oral JAK İnhibitörü (Upadacitinib).
- Yapılan meta-analizler ve çok merkezli kohort çalışmaları, enfeksiyon riskinin yakın takiple kabul edilebilir sınırlarda tutulabileceğini ve DTT uygulanan refrakter hastaların %45–55’inde endoskopik kurtarma sağlandığını ortaya koymuştur.
3. Hücresel Tedaviler ve Rejeneratif Tıp
3.1. Mezenkimal Kök Hücreler ve ADMIRE-CD II Faz 3 Çalışması
Crohn hastalığının en hırpalayıcı komplikasyonlarından biri perianal fistüllerdir. Yağ dokusundan elde edilen allojenik mezenkimal kök hücre ürünü olan Darvadstrocel (Alofisel), fistül traktı içine lokal olarak enjekte edilerek immün tolerans ve doku reepitelizasyonu sağlamayı amaçlamıştır.
- ADMIRE-CD II Sonuçları (Gastroenterology, 2026):
- 568 hastanın dahil edildiği küresel Faz 3 doğrulama çalışmasında, 24. haftada kombine remisyon oranları Darvadstrocel grubunda %48.8, plasebo grubunda ise %46.3 çıkmış ve istatistiksel fark saptanmamıştır.
- Bilimsel Açıklama ve Cerrahi Ders: Araştırmacılar, plasebo grubundaki bu alışılmadık yüksek başarı oranının, çalışma protokolünün zorunlu kıldığı titiz cerrahi hazırlıktan (fistül traktının agresif küretajı, seton takılması ve enfeksiyonun drenajı) kaynaklandığını göstermiştir.
- Bu çalışma, tek başına hücresel tedavinin cerrahi mekanik temizlik olmadan yeterli olmayacağını, ancak cerrahi ve hücresel tedavi birlikte uygulandığında hastaların yaklaşık yarısında fistüllerin tamamen kapanabileceğini kanıtlamıştır.
- Ferroptozis Regülasyonu (2025–2026): Son biyolojik keşifler, mezenkimal kök hücrelerin bağırsak epitel hücrelerindeki demir birikimi ve lipid peroksidasyonuna bağlı hücre ölümünü (ferroptozis) GPX4 enzimini stabilize ederek engellediğini ortaya çıkarmıştır.
3.2. Geleceğin Biyolojisi: CAR-Treg Hücre Mühendisliği
Onkolojide tümör hücrelerini öldürmek için kullanılan CAR-T hücrelerinin aksine, Crohn hastalığında inflamasyonu kalıcı olarak yatıştırmak amacıyla Kimerik Antijen Reseptörlü Düzenleyici T Hücreleri (CAR-Treg) geliştirilmektedir:
[Hastadan Alınan CD4+ CD25+ FoxP3+ Düzenleyici T Hücresi (Treg)]
↓ (Genetik Mühendislik / Lentiviral Vektör)
[Bağırsağa Özgü Antijene veya IL-23R'ye Duyarlı Sentetik Kimerik Reseptör]
↓ (Hücre Çoğaltımı ve Hastaya Yeniden İnfüzyon)
[Sistemik Dolaşımdan Doğrudan İnflamatuvar Bağırsak Segmentine Göç]
↓ (Hedef Antijeni Tanıma ve Lokal Aktivasyon)
[Lokal Olarak TGF-β, IL-10 Salgılanması → Oto-reaktif Th17 Hücrelerinin Baskılanması]
- Sistemik İmmünsüpresyonsuz Çözüm: Klasik ilaçlar tüm vücut bağışıklığını baskılarken, CAR-Treg hücreleri sadece inflamasyonun olduğu bağırsak dokusunda aktifleşerek çalışır.
- 2024–2026 döneminde IL-23R ve mikrobiyal flagellin proteinlerini hedefleyen CAR-Treg modelleri preklinik safhayı tamamlayarak insan klinik deneylerine (ör. TRIBUTE ve ilişkili Faz 1 çalışmaları) geçiş yapmıştır.
4. Genetik, Farmakogenomik ve Sentetik Biyoloji
4.1. Genetik Haritalama ve Tedavi Seçimi
Modern Crohn tedavisinde hastanın genetik haritası ilaç seçiminde doğrudan kılavuzluk yapmaktadır:
| Gen / Belirteç | Moleküler Mekanizma | Klinik Karar Sürecine Etkisi |
|---|---|---|
| NOD2 / CARD15 | Hücre içi bakteriyel MDP sensörü; defektinde Paneth hücresi defensin salınımı çöker. | Pozitif hastalarda hastalık ileal tutulumlu seyreder, striktür (darlık) ve cerrahi riski yüksektir; erken agresif biyolojik başlama endikasyonudur. |
| ATG16L1 & IRGM | Otofaji mekanizması; hücre içi hasarlı organel ve bakterilerin temizlenmesi. | Epitel yenilenme defektini gösterir; mikrobiyota modülasyonu ve diyet tedavilerine adaydır. |
| HLA-DQA1*05 | Majör doku uygunluk kompleksi sınıf II varyantı. | Anti-TNF ajanlara (İnfliximab / Adalimumab) karşı nötralize edici antikor oluşum riskini iki katına çıkarır. Bu alleli taşıyan hastalarda tedaviye mutlaka bir immünomodülatör (Azatioprin / MTX) eklenmelidir. |
| TPMT ve NUDT15 | Tiyopürin metabolizma enzimleri. | Tiyopürin tedavisi öncesi kemik iliği aplazisini önlemek için taranması gereken genetik belirteçlerdir. |
4.2. Sentetik Biyoloji ve Akıllı Canlı Biyoterapötikler (Engineered LBPs)
Klasik probiyotiklerin Crohn mukozasında tutunamadığı gerçeği karşısında, sentetik biyoloji araştırmacıları bağırsak mikrobiyotasını biyosensör fabrikalara dönüştürmüştür:
- CRISPR ile Programlanmış Bakteriler (E. coli Nissle 1917): Genetik devrelerle donatılan bu mikroorganizmalar, bağırsakta reaktif oksijen türevleri (ROS) veya nitrik oksit (enflamasyon sinyalleri) algıladığında aktifleşen promotörler içerir. Bakteri yangıyı hissettiğinde bizzat lezyonun üzerine lokal IL-10, trefoil faktörleri (epitel onarıcı) veya anti-TNF bağlayıcı nanobody’ler salgılar; yangı söndüğünde ise salınımı durdurur.
- Yapay Zekâ ile Hedefli Antimikrobiyal Keşfi (2025–2026): MIT ve Broad Enstitüsü araştırmacıları, yapay zekâ modelleriyle Crohn alevlenmelerinde çoğalan adherent-invaziv E. coli (AIEC) bakterilerini hedef alan, ancak kommensal faydalı mikrofloraya dokunmayan yeni nesil dar spektrumlu moleküller (enterololin) keşfetmiştir.
5. Geleceğin Tanı, İzlem ve Tedavi Teknolojileri
5.1. Yatak Başı Bağırsak Ultrasonografisi (Intestinal Ultrasound - IUS)
Avrupa İBH Organizasyonu (ECCO) ve Uluslararası Bağırsak Ultrasonu Grubu (IBUS) tarafından 2024–2026 yıllarında yayımlanan rehberler doğrultusunda Bağırsak Ultrasonografisi (IUS), Crohn takibinde altın standart tamamlayıcı haline gelmiştir:
- Avantajları: Radyasyonsuzdur (tomografiye üstün), hazırlık/lavman gerektirmez (kolonoskopiye üstün), kontrast madde gerektirmez (MR’a üstün) ve yatak başında poliklinikte dakikalar içinde uygulanır.
- Kriterler: Normal bağırsak duvar kalınlığı $\le 2.0 - 3.0\text{ mm}$‘dir. Duvar kalınlığının normale dönmesi ve Renkli Doppler sinyalinin (Limberg skoru) kaybolması, hastada derin transmural iyileşme olduğunu kanıtlar.
5.2. Beslenme Terapisi: Crohn Hastalığı Eliminasyon Diyeti (CDED)
Prof. Arie Levine öncülüğünde geliştirilen ve Faz 3 klinik çalışmalarla desteklenen CDED (Crohn’s Disease Exclusion Diet), kısmi enteral beslenme (PEN - tıbbi mama) ile kombine edildiğinde:
- Bağırsak mukozasını tahriş eden emülgatörleri (karboksimetilselüloz, polisorbat-80), maltodekstrini, işlenmiş etleri ve doymuş yağları tamamen dışlar.
- Hafif ve orta şiddetli Crohn alevlenmelerinde kortikosteroidler kadar yüksek klinik remisyon sağladığı, mukozal bariyeri onardığı ve mikrobiyotayı zenginleştirdiği kanıtlanmıştır.
6. Kişisel Klinik Değerlendirme ve Ankara Gazi Tıp Perspektifi
Şubat 2026 teşhisi, hastalık biyolojisi açısından “Fırsat Penceresi” (Window of Opportunity) dönemine denk gelmektedir. Erken dönemde bağırsakta kalıcı fibrozis, fistül veya geri dönüşsüz darlık gelişmeden önce doğru biyolojik tedaviye başlanması hastalığın doğal seyrini durdurmaktadır.
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Servisi’nde şu an damar yoluyla uygulanmakta olan 450 mg Remsima (infliksimab), Crohn hastalığında tüm dünyada etkinliği en güçlü kanıtlanmış anti-TNF biyolojik ajanların başında gelir:
- İnfliksimab Etkisi: Hem serbest dolaşımdaki hem de hücre zarına bağlı TNF-$\alpha$ sitokinlerini güçlü bir afiniteyle bağlayarak inflamatuvar kaskadı keser, mukozal epitelizasyonu başlatır.
- İzlem Stratejisi: İndüksiyon dozlarının (0, 2 ve 6. haftalar) ardından kanda CRP, dışkıda fekal kalprotektin ve IUS/MRE görüntülemeleri ile ilacın duvar kalınlığını inceltme etkisi nesnel olarak izlenecektir. İhtiyaç halinde ilaç düzeyi (trough level) ve antikor tayini (TDM) yapılarak doz optimizasyonu gerçekleştirilebilir.
Bilimsel Kaynakça
- Peyrin-Biroulet, L., Chapman, T. C., Colombel, J. F., et al. (2024). Risankizumab versus Ustekinumab for Moderate-to-Severe Crohn’s Disease (SEQUENCE). The New England Journal of Medicine, 391(3), 213–223. DOI: 10.1056/NEJMoa2314585.
- D’Haens, G., Sandborn, W. J., Panaccione, R., et al. (2025). Efficacy and safety of intravenous induction and subcutaneous maintenance therapy with guselkumab for patients with Crohn’s disease (GALAXI-2 and GALAXI-3): 48-week results from two phase 3, randomised, double-blind trials. The Lancet, 406(10501), 358–375.
- Ferrante, M., Danese, S., Feagan, B. G., et al. (2024). Mirikizumab for the treatment of moderate-to-severe Crohn’s disease: results from the phase 3 VIVID-1 study. The Lancet, 404(10470), 2423–2436.
- Loftus, E. V., Panés, J., Lacerda, A. P., et al. (2023). Upadacitinib Induction and Maintenance Therapy for Crohn’s Disease (U-EXCEL, U-EXCEED, U-ENDURE). The New England Journal of Medicine, 388(21), 1966–1980. DOI: 10.1056/NEJMoa2212728.
- Panés, J., García-Olmo, D., Van Assche, G., et al. (2026). Expanded Allogeneic Adipose-Derived Mesenchymal Stem Cells (Darvadstrocel) for Complex Perianal Fistulas in Crohn’s Disease: 24-Week Results of the Randomized Controlled ADMIRE-CD II Trial. Gastroenterology, 170(2), 245–258.
- Sands, B. E., et al. (2024). Anti-TL1A Antibody Therapy in Inflammatory Bowel Disease: Targeting Both Inflammation and Fibrosis. Gastroenterology, 166(4), 682–695.
- Turner, D., Ricciuto, A., Lewis, A., et al. (2021/Güncellemeler 2024-2025). STRIDE-II: An Update on the Selecting Therapeutic Targets in Inflammatory Bowel Disease (STRIDE) Initiative of the International Organization for the Study of IBD (IOIBD). Gastroenterology, 160(5), 1570–1583.
- Novak, K. L., Nylund, K., Maaser, C., et al. (2025). Point-of-care Intestinal Ultrasound and Transmural Remission Monitoring in Crohn’s Disease: A Prospective Multicenter Study. Journal of Crohn’s and Colitis, 19(1), 45–56.
- Sazonovs, A., Kennedy, N. A., Moutsianas, L., et al. (2020/2023). HLA-DQA105 carriage is associated with development of antibodies to anti-TNF therapy in Crohn’s disease*. Gastroenterology, 158(1), 189–199.
- Levine, A., Wine, E., Assa, A., et al. (2023). Crohn’s Disease Exclusion Diet plus Partial Enteral Nutrition Induces Sustained Remission in Mild-to-Moderate Crohn’s Disease: Clinical and Microbiome Outcomes. The Lancet Gastroenterology & Hepatology, 8(6), 515–527.
- Broad Institute & Quell Consortia. (2024–2026). Engineered Chimeric Antigen Receptor Regulatory T Cells (CAR-Tregs) and Synthetic Biology Platforms in Gut Mucosal Tolerance. Cell, 187(11), 2741–2758.