← Yazılar

Türklerin Kökeni ve Peter B. Golden Mülakatı: Baştan Sona Doğruluk ve Tenkit Analizi

Prof. Dr. Peter B. Golden'ın Qalam Global mülakatındaki tüm iddiaların bilimsel doğruluk ve tutarlılık analizi. Antik DNA (aDNA), Altay dilleri, Bugut yazıtı, Aşina hanedanı, Hunlar ve bozkır tarihi üzerine ne kadar doğru, ne kadar yanlış veya eksik?

· Güncellendi: · 18 dk okuma
İçindekiler

Analiz Künyesi ve Metodoloji: Bu inceleme; dünyaca ünlü Türkolog Prof. Dr. Peter B. Golden’ın Qalam Global tarafından yayınlanan 46 dakikalık “DNA, language and the origins of the Turks” başlıklı görüntülü mülakatında öne sürdüğü tezlerin baştan sona doğruluk, yanlışlık ve eksiklik analizidir (fact-check). Değerlendirmeler; yazarın klasik eserleri (An Introduction to the History of the Turkic Peoples), Orhun ve Bugut yazıtları, Çin kaynakları (Zhou Shu, Sui Shu) ve son 5 yılda (2020–2026) yayımlanan hakemli antik DNA (aDNA - Cell, Nature, Science) literatürü çapraz referans alınarak hazırlanmıştır.

1. Genel Değerlendirme ve Doğruluk Skoru

Genel Doğruluk Oranı: %82 / 100

Prof. Dr. Peter B. Golden, klasik filoloji ve Ortaçağ İslam/Çin metin tenkidi alanında dünyanın yaşayan en büyük otoritelerinden biridir. Mülakatta sunduğu tarihsel omurga büyük ölçüde güvenilirdir. Ancak iki temel alanda ciddi zafiyetler ve yanıltıcı algılar mevcuttur:

  1. Arkeogenetik Eksikliği: Golden klasik bir tarihçidir; son 5 yılın (2020–2026) genom çapında antik DNA (aDNA) ve qpAdm modelleme devrimini takip etmemekte, genel “karışım” ifadeleriyle somut biyolojik modelleri atlamaktadır.
  2. Popüler Kışkırtıcı Vurgular: Röportaj formatının getirdiği sansasyonel başlıklar (“İlk Türk anıtı İran dilindedir”, “Aşina İrani bir kelimedir”, “Hunların Türklüğü kanıtlanamaz”), bağlamı ve tarihi zaruretleri tam açıklanmadığında dinleyicide Türklerin kökensiz veya tamamen türeme olduğu yönünde hatalı bir intiba uyandırmaktadır.

2. Hızlı Doğruluk Matrisi (Ne Kadar Doğru, Ne Kadar Yanlış?)

1. Genetik ve Millet Tanımı TAMAMEN DOĞRU (%100)
Golden'ın İddiası

DNA tek başına etnisite belirleyemez, saf ırk yoktur.

Bilimsel Hakikat ve Düzeltme

Biyolojik soy ile dilsel/kültürel kimlik özdeş değildir. 19. yüzyıl "saf ırk" teorisi biyolojik olarak çökmüştür.

2. Erken Türklerin Genetik Profili DOĞRU AMA EKSİK (%70)
Golden'ın İddiası

Türkler Doğu ve Batı Avrasya karışımıdır.

Bilimsel Hakikat ve Düzeltme

Karışım tespiti doğrudur; ancak 2020 Cell (Jeong et al.) çalışması erken Türk elitlerinde Doğu Avrasya (Ulaanzuukh/Slab Grave) oranını %60-%70, Batı Avrasya (Saka/Sarmat) oranını %30-%40 olarak netleştirmiştir. Golden bu somut verilere değinmez.

3. Altay Dil Ailesi HAKİM GÖRÜŞ (%85)
Golden'ın İddiası

Ortak ata dil kanıtlanmamıştır; benzerlikler Sprachbund (ödünçleme) ürünüdür.

Bilimsel Hakikat ve Düzeltme

Modern dilbilimde (Clauson, Doerfer, Vovin) en kabul gören modeldir. Temel organ ve sayı adlarının uyuşmaması bunu doğrular. Ancak Trans-Avrasya tarımcı tezi (Robbeets) tartışmayı sürdürmektedir.

4. Bugut Yazıtı'nın Dili DOĞRU AMA YANILTICI (%70)
Golden'ın İddiası

İlk Göktürk anıtı Soğdca ve Erken Moğolca yazılmıştır.

Bilimsel Hakikat ve Düzeltme

582 tarihli yazıtın Soğdca ve Brahmi Moğolcası olduğu doğrudur. Ancak bu Türkçenin yazılmadığını değil, Soğdcanın İpek Yolu diplomasisindeki lingua franca rolünü gösterir.

5. Aşina Adının Kökeni GÜÇLÜ HİPOTEZ (%75)
Golden'ın İddiası

Aşina kelimesi Saka-İrani dillerinde "mavi" demektir.

Bilimsel Hakikat ve Düzeltme

Filolojik olarak güçlüdür (Klyaştornıy tezi); fakat bu hanedanın İrani soydan geldiğini göstermez. Kazılan Aşina kurganlarındaki Y-DNA (Q1a / C2), hanedanın genetik olarak Doğu Avrasyalı olduğunu kanıtlar.

6. Hiung-nu (Hun) ve Mete Han KISMEN DOĞRU (%50)
Golden'ın İddiası

Hunların Türkçe konuştuğuna ve Mete'nin Türk olduğuna dair yazılı kanıt yoktur.

Bilimsel Hakikat ve Düzeltme

Mete Han'ın şahsi diline ait yazılı vesika olmadığı filolojik bir gerçektir. Ancak tebaadaki Dingling/Töleslerin Türkçe konuştuğu kesindir. Ordu onluk sistemi, ikili devlet teşkilatı ve kurgan kültürü kesintisiz Göktürklere aktarılmıştır.

7. 'Türk' Adını Arapların Yayması KISMEN DOĞRU (%60)
Golden'ın İddiası

Bu adı evrensel şemsiye kimlik yapan Arap coğrafyacılarıdır (el-Etrâk).

Bilimsel Hakikat ve Düzeltme

Araplar idari tasnifte adı tüm bozkır için genelleştirmiştir; ancak bu adı icat etmemişlerdir. Göktürk Kağanlığı 552–744 arasında bu adı zaten küresel bir imparatorluk markası haline getirmişti.

8. Eski Türkçeye En Yakın Dil TAMAMEN DOĞRU (%100)
Golden'ın İddiası

Tuvaca, Hakasça gibi Sibirya dilleri ve Sarı Uygurcadır.

Bilimsel Hakikat ve Düzeltme

Bu diller coğrafi izolasyon sayesinde Arapça/Farsça etkisinden uzak kalarak Orhun Türkçesinin arkaik yapısını ve söz varlığını en saf haliyle korumuştur.

9. Bozkır Göçebeliği Doktrini TAMAMEN DOĞRU (%95)
Golden'ın İddiası

Şehirlere yerleşen ve tarıma geçen Türk devletleri hızla çökmüştür.

Bilimsel Hakikat ve Düzeltme

Tonyukuk'un uyarısı ve Uygurların 840'ta şehirleşip Maniheizm'e geçtikten sonra Kırgızlar karşısında yıkılması bu askeri-jeopolitik tespiti doğrular.

10. Pantürkizm Değerlendirmesi TARİHSEL DOĞRU (%90)
Golden'ın İddiası

Tarihte tek bir Turan devleti hiç olmamıştır; bu modern bir ideolojidir.

Bilimsel Hakikat ve Düzeltme

Tarih boyunca Türk boyları çoğu zaman birbiriyle savaşmıştır (Göktürk-Oğuz, Kırgız-Uygur, Timur-Osmanlı). Ancak bu durum modern çağda Türk Devletleri Teşkilatı gibi kurumsal ve stratejik entegrasyonların kurulamayacağı anlamına gelmez.

3. Baştan Sona Madde Madde Kritik Analiz ve Tenkitler

Madde 1: “Genetik Bir Halkı Tanımlayamaz, Saf Irk Yoktur”

  • Golden’ın Tezi: Bir halkı genetik testlerle tanımlayamazsınız. Y-DNA haplogrupları sadece ata hatlarını gösterir. 19. yüzyılın “saf ırk” iddiası tehlikeli bir safsatadır.
  • Doğruluk Hükmü: KESİNLİKLE DOĞRU.
  • Akademik Analiz: Modern popülasyon genetiği bu tezi tartışmasız şekilde doğrulamaktadır. Dil ve kültür biyolojik kodlarla değil, toplumsal aktarımla nesilden nesile geçer. Tarih boyunca geniş coğrafyalara hükmeden tüm imparatorluk halkları gibi Türkler de heterojen, dinamik ve çok katmanlı bir genetik havuzun taşıyıcısıdır.

Madde 2: “Erken Türklerin Genetik Profili: Doğu ve Batı Avrasya Karışımı”

  • Golden’ın Tezi: Erken Türkler tek bir ırk değildi; Doğu ve Batı Avrasya unsurlarının karışımıydı.
  • Doğruluk Hükmü: DOĞRU AMA BİLİMSEL OLARAK EKSİK.
  • Düzeltme ve Arkeogenetik Veriler: Golden klasik bir tarihçi olarak genetik modellemelerin ayrıntılarına girmez. Oysa 2020–2026 yılları arasında yapılan antik DNA (aDNA) çalışmaları tabloyu milimetrik olarak netleştirmiştir:
    • Doğu Avrasya Bileşeni (%60 - %70): Baykal Neolitik avcı-toplayıcıları, Ulaanzuukh ve Slab Grave (Doğu Moğolistan) genetik havzası. Erken Göktürk elitlerinde (Moğolistan kurganları) bu bileşen baskındır.
    • Batı Avrasya Bileşeni (%30 - %40): Afanasyevo, Andronovo, Sintashta ve Saka-Sarmat pastoralist hatları.
    • Erken Türkler biyolojik olarak bu iki büyük Avrasya havzasının Demir Çağı’ndaki sentezidir. Golden’ın genel “karışım” ifadesi bu somut oranları zikretmediği için eksik kalmaktadır.

Madde 3: “Altay Dilleri Yoktur, Benzerlikler Sprachbund (Ödünçleme) Ürünüdür”

  • Golden’ın Tezi: Türkçe, Moğolca ve Tunguzca tek bir ana dilden (Proto-Altayca) türememiştir. Aralarındaki benzerlikler asırlar süren komşuluk, evlilik ve siyasi birliklerin yol açtığı sözcük alışverişi ve dil yakınsamasıdır (Sprachbund).
  • Doğruluk Hükmü: GÜNÜMÜZ DİLBİLİMİNDE HAKİM GÖRÜŞ (%85) / TARTIŞMALI.
  • Akademik Analiz: Sir Gerard Clauson, Gerhard Doerfer ve Alexander Vovin gibi 20. ve 21. yüzyılın en büyük dilbilimcileri Altay dil ailesi hipotezini reddetmiştir. Diller arasındaki akrabalığın kanıtı temel organ isimleri, sayılar ve temel fiillerdir. Türkçe ile Moğolca temel sayılarda (1, 2, 3…) dahi uyuşmaz.
  • Karşı Görüş: Ancak Martine Robbeets’in (2021 Nature) savunduğu Trans-Avrasya modelleri, M.Ö. 6000’lerde Batı Liao Nehri darı tarımcılarının göçleriyle bu dillerin ortak bir morfolojik çekirdekten ayrılabileceğini savunmaktadır. Golden temas teorisine daha yakındır ve bu görüş ana akım dilbiliminde en güçlü kabul edilen taraftır.

Madde 4: “İlk Türk Anıtı İran Dilindedir” (Bugut Yazıtı - 582)

  • Golden’ın Tezi: Birinci Göktürk Kağanlığı’na ait bilinen en eski yazıt olan Bugut Yazıtı Türkçe değil, Soğdca ve alt satırında Brahmi alfabesiyle Erken Moğolca yazılmıştır.
  • Doğruluk Hükmü: TEKNİK OLARAK DOĞRU, BAĞLAM OLARAK YANILTICI.
  • Düzeltme ve Tenkit:
    1. Bugut Yazıtı’nın ana metninin Soğdca olduğu, alt satırının ise Erken Moğolca (Türeg etnonimi) içerdiği ve Alexander Vovin tarafından deşifre edildiği filolojik bir gerçektir.
    2. Ancak videodaki bu kışkırtıcı başlık, dinleyicide “Göktürklerin kendi dili yoktu, devleti İranlılar yönetiyordu” şeklinde tamamen çarpık bir algı yaratmaktadır.
    3. Gerçekte Soğdca, o dönemde İpek Yolu’nun evrensel ticaret ve diplomasi diliydi (lingua franca). Göktürk Kağanlığı, Çin’den Sasani ve Bizans’a kadar uzanan uluslararası kamuoyuna hitap etmek için Soğdcayı diplomatik dil olarak kullanmıştır. Nitekim dönemin runik işaretleri ve kurgan kitabeleri Türkçenin eşzamanlı olarak yazıldığını kanıtlamaktadır.

Madde 5: “Aşina Hanedanının Adı Saka-İrani Kökenlidir”

  • Golden’ın Tezi: Aşina adı Türkçe değildir; Sergey Klyaştornıy’ın gösterdiği gibi Saka-İrani dillerinde “mavi / gök mavisi” anlamına gelen bir kelimeden türemiştir.
  • Doğruluk Hükmü: GÜÇLÜ HİPOTEZ (%75) / FAKAT ETNİK BİR İDDİA DEĞİLDİR.
  • Düzeltme ve Arkeogenetik Kanıt:
    1. Aşina adının Doğu İrani dillerindeki āṣṣeina köküyle bağlantılı olması ve Göktürklerin bu unvanı Türkçeye “Kök Türk” (Gök/Mavi Türk) olarak çevirmesi dilbilimsel açıdan son derece tutarlıdır.
    2. Ancak bir hanedanın yabancı kökenli bir unvan kullanması, onların biyolojik veya etnik olarak İrani olduğunu asla göstermez. Bozkır aristokrasisinde yabancı prestij unvanları (yabgu, şad, kağan vb.) sıklıkla kullanılırdı.
    3. Moğolistan’da kazılan Aşina soylularına ait kurganlardan elde edilen antik DNA (Y-DNA Q1a ve C2), hanedanın genetik olarak tartışmasız biçimde Doğu Avrasyalı göçebe kökenli olduğunu kanıtlamıştır. Aşina ailesi biyolojik olarak İrani değil, bozkır elitidir.

Madde 6: “Hiung-nu (Hun) Muamması ve Mete Han’ın Türklüğü”

  • Golden’ın Tezi: Hiung-nuların (Hunların) Türkçe konuştuğuna dair kesin kanıt yoktur. Mete Han’ın Türk olduğu sadece bir kabuldür, kanıtı yoktur.
  • Doğruluk Hükmü: KISMEN DOĞRU / FAZLA METİN MERKEZLİ VE İNDİRGEMECİ.
  • Tenkit ve Tarihsel Bütünlük:
    1. Filolojik açıdan Golden haklıdır: Hiung-nulardan günümüze kalan kendi dillerinde yazılmış bir kütüphane veya anıt yoktur. Çin yıllıklarındaki tek beyitlik fonetik kalıntı ise farklı dillere çekilebilmektedir.
    2. Ancak tarihi sadece yazılı metne indirgemek büyük bir hatadır. Arkeoloji ve maddi kültür verileri sürekliliği net şekilde göstermektedir:
      • Hiung-nuların askeri teşkilatı (onluk sistem), ikili devlet idaresi (doğu-sol / batı-sağ kanatları), kurgan gömü ritüelleri ve at kurban etme geleneği doğrudan Göktürklere ve sonraki Türk devletlerine aktarılmıştır.
      • Hiung-nu tebaası içindeki Dingling / Töles (Gaoche) kabilelerinin ve Kırgızların Türkçe konuştuğu Çin kaynaklarında sabittir. Dolayısıyla Hiung-nu konfederasyonunun Türk etnogenezindeki kurucu rolünü inkar etmek bilimsel gerçeklerle bağdaşmaz.

Madde 7: “Türk Adını Yaygınlaştıranlar Araplardır” (el-Etrâk)

  • Golden’ın Tezi: Türk adının farklı kabileler için ortak bir şemsiye kimlik haline gelmesinde Abbasi ve Emevi dönemi Arap coğrafyacılarının rolü büyüktür.
  • Doğruluk Hükmü: KISMEN DOĞRU / YANLIŞ YORUMLANMAYA AÇIK.
  • Düzeltme:
    • Müslüman Araplar 7. ve 8. yüzyılda Ceyhun nehrini geçtiklerinde, kuzey bozkırlarındaki benzer dilleri konuşan tüm kabileleri toptan el-Etrâk olarak sınıflandırmış ve İslam dairesine giren kabileler bu adı benimsemiştir. Bu tarihsel bir vakıadır.
    • Fakat bu durum Türk adını Arapların icat ettiği anlamına gelmez. Göktürk Kağanlığı zaten 552 ile 744 yılları arasında Karadeniz’den Sarı Deniz’e kadar uzanan bir coğrafyada “Türk” adını siyasi ve askeri bir süper güç kimliği haline getirmişti. Araplar bu adı sıfırdan üretmemiş, Göktürklerin bıraktığı devasa siyasi prestiji devam ettirmiştir.

Madde 8: “Eski Türkçeye En Yakın Yaşayan Dil Sibirya Dilleridir”

  • Golden’ın Tezi: Orhun Yazıtları’nın arkaik kelime ve gramer yapısına yaşayan diller arasında en yakın olanlar Tuvaca, Hakasça gibi Sibirya dilleri ve Sarı Uygurcadır.
  • Doğruluk Hükmü: KESİNLİKLE DOĞRU (%100).
  • Analiz: Yenisey ve Altay dağlarının izole vadilerinde yaşayan Sibirya Türk dilleri, Farsça ve Arapça gibi dış edebiyat dillerinin etkisinden yüzyıllar boyunca uzak kalmıştır. Bu diller, 8. yüzyıl Göktürkçesinin avcılık, hayvancılık, doğa ve devlet terminolojisini en saf morfolojik biçimiyle günümüze taşımıştır.

Madde 9: “Şehirleşme ve Göçebelik Çelişkisi: Tonyukuk Doktrini”

  • Golden’ın Tezi: Türklerin gücü at sırtında göçebe olmalarından geliyordu. Surlu şehirlere yerleşip din değiştirenler hızla çöktü.
  • Doğruluk Hükmü: KESİNLİKLE DOĞRU (%95).
  • Analiz: Bilge Tonyukuk’un Çin karşısında şehirleşmeme ve Budizm’e girmeme uyarısı tarihsel bir jeopolitik analizdir. Nitekim Karabalgasun gibi devasa bir başkent kuran ve Maniheizm’i kabul eden Uygur Kağanlığı, 840 yılında göçebe Kırgızların ani süvari hücumuyla yok edilmiştir. Hareketlilik, bozkır devletlerinin en büyük savunma kalkanıydı.

Madde 10: “Pantürkizm: Siyaset mi, Bilim mi?”

  • Golden’ın Tezi: Tarihte tek bir Turan devleti hiç olmamıştır; Türk boyları sürekli birbiriyle savaşmıştır. Pantürkizm tarihsel bir gerçek değil, modern bir ideolojidir.
  • Doğruluk Hükmü: TARİHSEL DÖNEM İÇİN DOĞRU (%90) / GELECEK VİZYONU İÇİN POLİTİK YORUM.
  • Analiz:
    • Geçmişte kesintisiz ve homojen bir Turan birliği hiçbir zaman var olmamıştır. Göktürkler Oğuzları kılıçtan geçirmiş, Kırgızlar Uygurları yıkmış, Timur Osmanlı’yı Ankara’da mağlup etmiştir. Tarihsel boy çatışmaları inkar edilemez bir gerçektir.
    • Ancak geçmişteki kabile rekabetleri, günümüzde bağımsız Türk devletlerinin ortak dil, alfabe, ekonomi ve savunma ekseninde kurumsal bir entegrasyon (Türk Devletleri Teşkilatı) geliştiremeyeceği anlamına gelmez. Golden burada 19. yüzyılın romantik kurgularını haklı olarak eleştirmektedir; ancak bu eleştiri modern jeopolitik işbirliklerinin meşruiyetini gölgelemez.

4. Sonuç ve Nihai Bilanço

Prof. Dr. Peter B. Golden’ın Qalam Global mülakatı, Türk tarihi ve kökenleri konusunda popüler dogmaları yıkan, son derece değerli bir bilimsel kaynaktır. Ancak mülakat izlenirken şu altın kurallar akılda tutulmalıdır:

  1. Golden katı bir metin tenkitçisidir: Elinde yazılı metin yoksa arkeolojik veya antropolojik bağları “kanıtlanamaz” sayar. Hunlar konusundaki mesafeli tutumu bundan kaynaklanır.
  2. Kışkırtıcı ifadelere dikkat edilmelidir: “İlk Türk anıtı İran dilindedir” veya “Aşina İrani bir kelimedir” gibi ifadeler Türklerin etnik kimliğini değil, İpek Yolu üzerindeki çok dilli diplomasi ve bozkır elitlerinin evrensel unvan kullanım geleneğini yansıtır.
  3. Genetik çeşitlilik güçtür: Türklerin heterojen genetik mirası bir zafiyet değil; binlerce yıl boyunca Avrasya’nın en savaşçı ve en yetenekli kabilelerini kendi dil ve kültürel potasında eritebilen benzersiz bir siyasi örgütlenme yeteneğinin kanıtıdır.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS / FAQ)

1. Peter B. Golden'ın Türklerin kökeni hakkındaki tezleri ne kadar güvenilirdir?

Filolojik ve yazılı kaynak tenkidi açısından %90'ın üzerinde güvenilirdir. Ancak son 5 yılın (2020-2026) arkeogenetik antik DNA (aDNA) modellemeleri konusunda eksik kalmakta ve katı metin odaklılığı nedeniyle arkeolojik süreklilikleri bazen geri plana itmektedir.

2. İlk Göktürk anıtının Soğdca olması ne anlama gelir?

Bu durum Göktürklerin dili veya yazısı olmadığı anlamına gelmez. Soğdca o dönemde İpek Yolu'nun uluslararası ticaret ve diplomasi diliydi. Göktürk kağanları tüm Avrasya dünyasına (Çin, Sasani, Bizans) seslenebilmek için dönemin evrensel diploması dilini tercih etmiştir.

3. Aşina hanedanı gerçekten İrani kökenli midir?

Hayır. Aşina adının Saka-İrani dillerinde 'mavi' anlamına gelmesi etimolojik bir unvan tercihidir. Moğolistan'da kazılan Aşina soylularına ait antik DNA örnekleri (Q1a ve C2), hanedanın genetik olarak Doğu Avrasyalı göçebe Türk elitleri olduğunu kanıtlamıştır.

4. Hunlar (Hiung-nu) Türk müdür?

Hiung-nu çok dilli bir göçebe konfederasyonudur. Mete Han'ın şahsen konuştuğu dili gösteren yazılı metin olmamakla birlikte, tebaadaki Dingling/Töleslerin Türkçe konuştuğu kesindir. Ayrıca askeri onluk sistem, devlet teşkilatı ve kurgan kültürü doğrudan Göktürklere aktarılmıştır.

5. Göktürkçeye en yakın yaşayan Türk dili hangisidir?

Orhun Yazıtları'nın arkaik kelime hazinesine ve ses yapısına en sadık kalan yaşayan diller Sibirya Türk dilleridir (Tuvaca, Hakasça, Tofaca, Altayca) ve Çin'in Gansu eyaletindeki Sarı Uygurcadır (Batı Yugur).

Kaynakça ve İleri Okuma

  • Golden, Peter B. (1992). An Introduction to the History of the Turkic Peoples: Ethnogenesis and State-Formation in Medieval and Early Modern Eurasia and the Middle East. Wiesbaden: Otto Harrassowitz.
  • Jeong, C. et al. (2020). A dynamic 6,000-year genetic history of Eurasia’s Eastern Steppe. Cell, 183(4), 890-904.
  • Clauson, Sir Gerard (1972). An Etymological Dictionary of Pre-Thirteenth-Century Turkish. Oxford: Clarendon Press.
  • Vovin, Alexander (2019). A Sketch of the Earliest Mongolic Language: the Brāhmī Inscription from Bugut. International Journal of Eurasian Linguistics, 1(1), 162-197.
  • Klyashtorny, Sergey G. (1994). The Royal Clan of the Turks and the Problem of Its Origin. Acta Orientalia Academiae Scientiarum Hungaricae, 47(3), 269-281.
  • Robbeets, M. et al. (2021). Triangulation supports agricultural spread of the Transeurasian languages. Nature, 599, 616-621.
  • Qalam Global (2026). DNA, language and the origins of the Turks — Interview with Prof. Peter B. Golden. Video Belgesel ve Metin Arşivi.